1. Anasayfa
  2. Dünya Finans Tarihi

Varlık Balonlarının Erken Örneği: Lale Çılgınlığı

Laleler Avrupa’ya İstanbul’dan Gider

1556 yılında Avusturya İmparatorluğunun İstanbul büyükelçisi olarak görev yapan Ogier Ghislain de Busbecq, 1562 yılında görev süresinin tamamlayıp ülkesine döner. Büyükelçinin İstanbul deneyimi iki önemli olayın gerçekleşmesini vesile olmuştır. Bunlardan birincisi dönemin siyasi ve sosyal yaşamı hakkında bilgiler veren, seyahat-gezi edebiyatının öncül örneklerinden sayılan “Türk Mektupları” isimli kitabın yazılmasıdır. İkincisi lale çiçeğinin Avrupa’ya tanıtılmasıdır. Busbecq, kitabının kendisinden sonra bile okunacağını ve böylelikle bir etki doğuracağını öngörebilirdi ama ikinci olayın bu denli büyüyeceğini ve kendisinden yüzyıllar sonra dahi isminin vadeli işlemler sözleşmesi ya da finans tarihinin en büyük spekülasyonlarından biri ile anılacağını aklının ucundan dahi geçiremezdi. Günlük yaşamın yanında bitkileri de araştıran Busbecq, Osmanlı topraklarında çok iyi bilenen ama Avrupa’da bilinmeyen lale ile ilgilenir ve laleleri bitki konusunda uzman olan arkadaşlarına gönderir (Afyoncu, 2017; Kamacı & Özden, 2019). Busbecq ve arkadaşı tarafından Avrupa ile tanıştırılan laleler zamanla Avrupa piyasasında oldukça kabul görür.

Lalenin Hollanda’da Varlık Balonuna Dönüşümü

Lale, Avrupa’da ama özellikle Hollanda’da popüler bir ürün olur, evler lalelerle güzelleştirilir, laleye talep artar, lale ticareti lale üretimini teşvik eder ve lale üreticileri “amiral”, “general”, “generallerin generali” gibi etkileyici isimlerle pahalı laleler üretirler. Bu lalelerin de alıcıları vardır çünkü Hollandalı tüketiciler, gelir seviyelerine göre lale alarak bir anlamda statülerini de belirlemektedirler. Laleye olan talep lale fiyatlarını arttırmıştır. Lale talebindeki artış ve fiyatların sürekli yükselme eğiliminde olması, insanların laleyi yatırım aracı olarak görmesine neden olmuştur. Zengin-fakir fark etmeksizin insanlar daha yüksek fiyattan satabileceklerini düşünerek, lalelere piyasa değerinden daha yüksek fiyat ödemeye başlamışlardır.

Lalelerin fiziki satışı ancak yazları yapılabiliyordu. Çünkü laleler sadece yazları soğan olarak toprağın dışında kalabiliyordu. Yaz dönemi dışında yapılan alışverişlerde teslimat için beklemek zorunluydu. Bu tür alışverişlerde küçük bir komisyon ödeniyor ve kontrat tarihine kadar başka ek bir ödeme yapmak gerekmiyordu (Oran, 2011) Çiftçilerle yatırımcılar arasında, vadeli işlemler sözleşmesinin erken örnekleri olarak kabul edilen, ileri tarihli lale üretimi sözleşmeleri yapılmış ve piyasalarda laleler yerine sözleşmelerin alınıp satılmasına başlanmıştır.

Lale ticareti fiziki laleler yerine lale sahipliğini gösteren sözleşmeler/menkul kıymetler üzerinden yürütülmekteydi. Lale fiyatlarının ulaştığı seviyeler inanılmaz rakamlara ulaşmıştır. 1629’da Amsterdam’da bir lale 10-12 bin guldene (bir malikane fiyatı), 1635’te 40 lale soğanı 100 bin guldene satılmıştır. Bir lale soğanının değeri işinde deneyimli bir ustanın 10 yıllık gelirine, 250-300 koyun ya da 25-30 ton tereyağı fiyatına denk idi (Afyoncu, 2017; Oran, 2011). Lale fiyatlarındaki bu artış birçok insanın zenginleşmesini sağlamış ve lale piyasasına talebi arttırmıştır.

Varlık Balonun Sonlanması ve Sönüşü

Lale fiyatlarının çok yükselmesi, lale ticareti yapan iş insanlarının yeni sözleşmeleri satın almalarını zorlaştırmış ve piyasada satışlar artmaya başlamıştır. Aslında lale fiyatlarındaki artış eğiliminin bir yerde sonlanacağı açıktır. Lale piyasasının ayı piyasasına dönmesi beraberinde iflaslar, trajediler, çöküşler ve büyük bir ekonomik kriz getirmiştir. Lale çılgınlığı, Hollanda devletinin olaya müdahale etmesiyle kontrol altına alınmış ve lale piyasasının makul sınırlar içinde çalışmasını sağlayacak düzenlemeler hayata geçirilmiştir.

Lale fiyatındaki bu radikal düşüşün nedenlerini araştıran Thompson (2006) geliştirdiği endeks aracılığıyla özellikle 1636-1637 dönemindeki fiyat hareketlerini incelemiştir. Lale fiyat endeksi 1636 Kasım ayı başında 8,9; Aralık ayı başında 100; Aralık ayı ortasında 180; 1637 Şubat ayı başında 200 seviyesine çıkmış, daha sonra hızlı bir şekilde tekrar 10 seviyesine düşmüştür. Thompson, böylesine bir düşüşün temel nedenlerle açıklanamayacağını ileri sürmüş ve lale çılgınlığının aslında bir balon değil, kontratlarda yaşanan bir değişim olduğunu ifade etmiştir. O dönemde hükümet ve mahkemelerin de dahil olduğu bir süreçte, vadeli anlaşma şeklinde olan kontratlar geçici bir süre için alım opsiyonuna dönüşmüş, önceden duyulmaya başlanıp 24 Şubat’ta açıklanan ve daha sonra mahkemelerce de onaylanan bir antlaşma ile fiyatların düşmesinden ötürü laleleri almak istemeyenler sadece teminat ödeyerek anlaşmalardan vazgeçmişlerdir. Thompson’a göre fiyatlarda yaşanan bu olağandışı hareketliliğin gerçek nedeni balon değil vadeli işlem sözleşmelerinin opsiyonlara dönüşümüdür (Oran, 2011)

 

 

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir